Yine yazayım dedim, yazdıktan sonra, yazdıklarımı okuması hoş oluyor..
Yine bir güzel saçmalamışım diyorum.. 
Bu son birkaç gün içinde, yine aynıydı her şey, bi şey değişmedi..
Yine aynı hamam aynı tas..
Aslında ufak ayrıntılara baktığımda, kendime kattıklarımda yok değil hani..
Mesela geçen gün kardeşceğizimle PSP de oyun oynama keyfine nail oldum..
Bu herzaman olan normal bir durum değildi benin için..
Arkadaşından aldığı PSP ile karşılıklı Burnout oyununu oynadık.. Oyunda ki arabalar baya hızlı gidiyordu, bu yüzden bir çok kazaya sebep verdim bendeniz.. 
Gerçi NFS Carbon benim favori oyunumdur, onda daha iyiyim.. 
Belki de bu yüzden hala bir sürücü ehliyetine sahip değilim..
Bir zamanlar babam bana araba kullanmayı öğretmeye kalkmıştı, 14- 15 yaşlarındaydım yanılmıyorsam.. O zamanlar anneme direksiyon dersi veriyordu, ama ne ders..
Ben olsam annemin yerinde dayanamazdım..
Ki zaten, babamın komutları ve bağırmaları yüzünden az daha uçuyorduk.. 
Zaten o günden sonra öğrenme hevesim gitti..
Ehliyet alsam, babam arabayı bana vermez biliyorum, çünkü anneme bile vermedi..
Kardeşim iyi kullanıyor, ama her direksiyon dersinde cocuğunda başının etini yiyordu, ama bizim ki pek umursamadığı için öğrendi kullanmayı..
Lafı öğrenmeye getirdiğime göre, dün yeni bir şey daha öğrendim..
Malum bu aralar hastanelerde olan diyalogum biraz fazlaştı..
Dün insan vucuduna atılmış dikişin nasıl alındığına birebir şahit oldum..
Çok teyel ipi, yanlış dikilmiş makine dikişi sökmüşlüğüm vardır ama insan vucuduna atılmış ipleri almak sabır ister.. 
Biraz daha ilerisini düşünüyorum da deriyi kesip, sonrasında dikmekte bence büyük bir beceri..
Kişilerin, kaza geçilmiş bir insanın yüzünde ki dikişlere baktığı andaki, ve sonrasında durumun ne kadar büyük olduğunu anlamasıyla geçildiği şok etkisi vardır, ama cerrahlar bunu büyük bir ustalıkla yapıyorlar bunu anladım ben..
Bir başka anladığım şey ise, bu tür durumlardan pek korkmadığım oldu, belki de birkaç yıl önce tanık olduğum durumda, karşımda ki kişiyi sakinleştirebilen ben olduğum için, bu konuda cesaretlenmiş olmuş olabilirim..
Dün hastaneden çıktığımda, etrafı şöyle bir dolaştık..
Alışveriş falan yaptık..
Birkaç hafta öncesinde ajanslardan geçen bir haber vardı “Kapatıyoruz”, bunu bizim buradaki işletmelerde yapmış..
Gerçi o haberden birkaç gün sonra, aparman kapısının altından el ilanı atmışlardı. İlan aynı şöyle “Kapatıyoruz adlı firmamızı kapatıyoruz, fiyatlar yarıya inmiştir, herkesi bekleriz” benim ilk tepkim “he biz de inandık” oldu.. 
Dün ona benzer, bir mağazanın üstünde afiş gördüm.. Mağazada daha 1 sene olmamıştır açılalı..
Aynı şekilde yılların ayakkabı dükkanıda, aynı takdiği uygulamış..
Bekliyorum yakında kapanacak mı bu mağazalar, yoksa akıllı bir işletmecinin taktiği bu kişileri de mutlu edecek mi?
Ve, 1-2 gün önce aldığım bir haber beni çok mutlu etti, 7 Numara ekibi yeni bir dizi ile ekranlara dönecekmiş..
Hayırlısı olsun şimdiden.. 
Ve de dün son olarak, kardeşime ödünç olarak vermiş olduğum 2GB’lık hafıza kartımı, içi dolu olarak teslim aldım..
Aldığımda da 7 Numara’nın ilk 7 bölümünü görünce hem çok şaşırdım hem de çok sevindim..
Anca 7 bölüm sığdırabildiğini söyledi, ama bunu düşünmesi bile beni çok mutlu etti.. 
Çok tartışsak ta, kafamın etini yese de, bazen böyle şeyler yaparak insanı mutlu etmesini biliyor..
Neyse efenim çok konuştuk yine, hadi cümleten herkese baş baş..
*Başlığıma bak biee.. 


