7/2/2008

Yine yazayım dedim, yazdıktan sonra, yazdıklarımı okuması hoş oluyor..
Yine bir güzel saçmalamışım diyorum..

Bu son birkaç gün içinde, yine aynıydı her şey, bi şey değişmedi..
Yine aynı hamam aynı tas..

Aslında ufak ayrıntılara baktığımda, kendime kattıklarımda yok değil hani..
Mesela geçen gün kardeşceğizimle PSP de oyun oynama  keyfine nail oldum..
Bu herzaman olan normal bir durum değildi benin için..

 

Oyun oynamaya çalışan ben :)


Arkadaşından aldığı PSP ile karşılıklı Burnout oyununu oynadık.. Oyunda ki arabalar baya hızlı gidiyordu, bu yüzden bir çok kazaya sebep verdim bendeniz..
Gerçi NFS Carbon benim favori oyunumdur, onda daha iyiyim..

Belki de bu yüzden hala bir sürücü ehliyetine sahip değilim..


Bir zamanlar babam bana araba kullanmayı öğretmeye kalkmıştı, 14- 15 yaşlarındaydım yanılmıyorsam.. O zamanlar anneme direksiyon dersi veriyordu, ama ne ders..
Ben olsam annemin yerinde dayanamazdım..
Ki zaten, babamın komutları ve bağırmaları yüzünden az daha uçuyorduk..
Zaten o günden sonra öğrenme hevesim gitti..


Ehliyet alsam, babam arabayı bana vermez biliyorum, çünkü anneme bile vermedi..
Kardeşim iyi kullanıyor, ama her direksiyon dersinde cocuğunda başının etini yiyordu, ama bizim ki pek umursamadığı için öğrendi kullanmayı..


Lafı öğrenmeye getirdiğime göre, dün yeni bir şey daha öğrendim..
Malum bu aralar hastanelerde olan diyalogum biraz fazlaştı..
Dün insan vucuduna atılmış dikişin nasıl alındığına birebir şahit oldum..
Çok teyel ipi, yanlış dikilmiş makine dikişi sökmüşlüğüm vardır ama insan vucuduna atılmış ipleri almak sabır ister..
Biraz daha ilerisini düşünüyorum da deriyi kesip, sonrasında dikmekte bence büyük bir beceri..


Kişilerin, kaza geçilmiş bir insanın yüzünde ki dikişlere baktığı andaki, ve sonrasında  durumun ne kadar büyük olduğunu anlamasıyla geçildiği şok etkisi vardır, ama cerrahlar bunu büyük bir ustalıkla yapıyorlar bunu anladım ben..
Bir başka anladığım şey ise, bu tür durumlardan pek korkmadığım oldu, belki de birkaç yıl önce tanık olduğum durumda,  karşımda ki kişiyi sakinleştirebilen ben olduğum için, bu konuda cesaretlenmiş olmuş olabilirim..

 

 

Dün hastaneden çıktığımda, etrafı şöyle bir dolaştık..
Alışveriş falan yaptık..
Birkaç hafta öncesinde ajanslardan geçen bir haber vardı “Kapatıyoruz”, bunu bizim buradaki işletmelerde yapmış..


Gerçi o haberden birkaç gün sonra, aparman kapısının altından el ilanı atmışlardı. İlan aynı şöyle “Kapatıyoruz adlı firmamızı kapatıyoruz, fiyatlar yarıya inmiştir, herkesi bekleriz” benim ilk tepkim “he biz de inandık” oldu..


Dün ona benzer, bir mağazanın üstünde afiş gördüm.. Mağazada daha 1 sene olmamıştır açılalı..
Aynı şekilde yılların ayakkabı dükkanıda, aynı takdiği uygulamış..
Bekliyorum yakında kapanacak mı bu mağazalar, yoksa akıllı bir işletmecinin taktiği bu kişileri de mutlu edecek mi?


Ve, 1-2 gün önce aldığım bir haber beni çok mutlu etti, 7 Numara ekibi yeni bir dizi ile ekranlara dönecekmiş..
Hayırlısı olsun şimdiden..

 


Ve de dün son olarak, kardeşime ödünç olarak vermiş olduğum 2GB’lık hafıza kartımı, içi dolu olarak teslim aldım..

Aldığımda da 7 Numara’nın ilk 7 bölümünü görünce hem çok şaşırdım hem de çok sevindim..

Anca 7 bölüm sığdırabildiğini söyledi, ama bunu düşünmesi bile beni çok mutlu etti..
Çok tartışsak ta, kafamın etini yese de, bazen böyle şeyler yaparak insanı mutlu etmesini biliyor..

 

Neyse efenim çok konuştuk yine, hadi cümleten herkese baş baş..

 

*Başlığıma bak biee..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yazan : <%CommentAuthor%> <%CommentAuthorIP%> hainkadin Saat : 15:50
Kategori : Beynimden Fiskiranlar Yazıyı Gönder | Yorum (11)
Yorum Yaz!
Yorumlar:
hellooo
hain abla niye yazmiyon artik :)
Yazan : Geants Saat : 2009-04-11 00:45:28, 2009-04-11 00:45:28 | Yazı Linki | |
Uzar bu konu.. :)
Valla ben bilmem, Türkçe de ki bağlaçların kullanımı benim dediğim şekildedir.. :)
Senin dediğin başlı başına bağlaç değilde, konuyu bağlamayı tam anlamıyla becerememedir.. :D

Aslında köşe yazarlarını düşünürsek bir yazı içerisinde 3-4 konu anlatabilmektedirler, ama her konunun içeriği bakımından birbirinden farklı olabilir ve birbirine bağlamak zor olabilir..
Bu yüzden konu aralarına "***" işareti koyar çoğu yazar, çoğu da benim gibi karışık yazar.. :P

Aslında paragraf başı yapınca yeni konuya geçmiş olursun o da başka konu.. :)
Yazan : hainkadin Saat : 2008-05-31 19:20:27, 2008-05-31 19:20:27 | Yazı Linki | |
o baglac bu baglac degil ki :))))
yok hainim ablam (gorende yasli sanicak ya :))) simdi burada bir konudan digerine girince bir onceki konu ve bir sonraki konuyu bagliyon yani baglac diyoruz, fransizcasida transition, mesela ben bunu hic yapmayan biriyim, gecen gun tarih dersinde, rusya devriminden, hic baglac kurmadan Mussoliniye girince s... hoca puanimi kirdi :))))
Yazan : Geants Saat : 2008-05-27 16:14:45, 2008-05-27 16:14:45 | Yazı Linki | |
Kim sevmez ki.. : )
Yaa Türkiye'de de gidip ünlü mağazalarda alışveriş yapmak ateşpahası..
Geçen sene bir mini eteğin fiyatını 400 küsür YTL gördüğümde bu ne yaa demiştim, o eteği ben en ucuz maaliyetle 5 YTL'ye kendim dikerim diyerekte havamı atmıştım.. : )
Ama her indirim de olan tekstil ürününü ben almam, birim ki o malın neden indirimde olduğunu.. :P

Bak sen bir de bana laf sokmuş.. :P
Konu aralarına bağlaç mı koyulur ki.. :D
Bağlaçlar cümle içlerinde kullanılır.. :)))

Yazan : hainkadin Saat : 2008-05-27 16:11:00, 2008-05-27 16:11:00 | Yazı Linki | |
Bayilirim Indirimlere!
Fransanin en guzel yani indirimleridir sanirsam. Turkiyede sevgili sevgilimle alisveris yapalim dedik, anaamm o nee fiyatlar ucmus, burasi bile oradan daha ucuz :))
Ama benim en sevdigim sey indirim sezonudur. Al allll doyulmuyor :)))

Hain ablaciim, iyi guzelde sende benim gibi bir konudan digerine atlamissin, bari konu aralarina baglac koysaydin :))) ogretmenlerimin bana soyledigi bir laf, dur bende sana soyleyip hava atayim :))
Yazan : Geants Saat : 2008-05-26 18:20:23, 2008-05-26 18:20:23 | Yazı Linki | |
Evet dizi..
Bence de bir site kursan bu konuyla ilgili epey bir ziyaretçin olacaktır.. : )
Yazan : hainkadin Saat : 2008-03-28 23:37:18, 2008-03-28 23:37:18 | Yazı Linki | |
Dizi
bilmiyorum ama ben siteyi kapatıp bir saraydaki mücevher dizi sitesi mi açsam diyorum artık :D diziyle ilgili 3. bir yazı yazıpta abartmak istemiyorum ama her an o sınırı aşabilirim. teşekür ederim
Yazan : Ö. YILDIZ Saat : 2008-03-28 19:04:55, 2008-03-28 19:04:55 | Yazı Linki | |
Nerdesin?
Özledim, nerdesin yahuuu...

***
Hain Kadın;
Keşke ismini yazsaydın da, beni kim düşünmüş bilseydim..

Ama yine de aklına gemişim ya, hatırlanmışım ya çok sağolasın..


Düzenleyen hainkadin gün: 28/3/2008 saat: 23:41
Yazan : isimsiz Saat : 2008-03-26 02:48:19, 2008-03-26 02:48:19 | Yazı Linki | |
Hım hım hım..
Landoro;
Aslında nerde "indiriyoruz" yazısı görsem bende, "yok anam bunlar indirmiyor, bindiriyor" diyiveriyorum..

Bu arada indirmek kelimesini, bir akrep olarak kötü -kötü değilde- manalara getirmesek.. :P

Ö. YILDIZ;
"2 Al 1 Öde" ismi kesin tutar, tutar da ama şöyle bir ileriyide düşünürsek kötü olur..
Mesela, müşteri içeri giriyor, şu çamaşır makinesini alıcam diyor, ama 2 tane alınca 1 fiyat ödeyeceğim değil mi diyor, eee haliyle tezgahtarda yok efenim bizim mağaza adımız bu, her üründen 2 tane verirsek biz batarız der gibime geliyor.. Tabi içindeki satılan mallarada isim orantılı olursa isim tutar.. :)

Eee bende diyim bir isim bari; "Batan geminin malları" gerçi kesin vardır ama yine de tutar.. :)
Yazan : hainkadin Saat : 2008-02-10 00:32:19, 2008-02-10 00:32:19 | Yazı Linki | |
Kapatıyor muyuz?
Hazır bu akşam evdeki konuşmada da (abi ve enişteden oluşan ekip yana yakıla kendilerine uygun domain ismi arıyor da) geçmiş olması nedeni ile bir iki fikirde ben söyleyeyim. Magaza ismi "2 Al 1 Öde" :) Kesin tutar kesin...
Yazan : Ö. YILDIZ Saat : 2008-02-09 02:32:16, 2008-02-09 02:32:16 | Yazı Linki | |
Evet..
Yalnız bir de "İndiriyoruz" yazısı vardır vitrin camlarını süsleyen..
Asıl favorim budur..
İndire indire de bitiremezler sezon boyu..

İçeri girip tezgahtara "Görebilir miyim?" diyesim gelir hep..
Yazan : landoro Saat : 2008-02-08 22:44:41, 2008-02-08 22:44:41 | Yazı Linki | |