Birkaç gündür deyinmek istediklerimi bir türlü fırsat bulup yazamadım.. Ne birkaç günü bie, epeyden beri.. Bunun sebeplerinden birkaç tanesi şöyledir; Hastane ile aramda özel bir bağ kurulması, doktorumla aramızda geçen komedik diyaloglar.. Arkadaşımın özel sorunlarıyla baş gösteren ve daha sonra ikimizin arasında başlayan sorunlar.. Sonra sorunun üzerinden birkaç gün geçmesinden sonra benim dayanamayıp sorunu düzeltmem.. Sonra yine arkadaşımın sorunları.. Gecenin bir körü telefon konuşmalarım.. Gündüz ise evde kendimi kaybetmem.. Annemin hastane ile diyalogları, araya benimde karışmam.. Ve en son kardeşimin okuduğu yerdeki sorunları son birkaç günümü almıştır ve halada almaya devam ediyor.. Tabi arada atladıklarımda olmuştur, kafa kalmadı ki..
İstanbul’da geçtiğimiz hafta, yaşanılan kar alarmını Türkiye yakından takip etti..
Ha yağdı, ha yağacak denen kar, nedense bizim buraya çatıların üstünü örtmekten fazlasını yapamadı..
İlginç olan durum ise, Kadir Topbaş’ın kriz merkezinden yaptığı açıklamalar oldu..
İlk önce sabah 5’te yağacak kar dedi, daha sonra akşam 5 dendi, sonra Kadir bey akşam basın toplantısı düzenledi ve yaptığı açıklamada gece 23’ten sonra kar yağacak demişti.. Ve gazeteciler bu açıklamadan sonra, Kadir beye “ bu meteorolojik yanılgı neden kaynaklanıyor..? “ diye sormuşlar. Kadir Topbaş ise şöyle yanıt vermişti; “ Bu bir meteorolojik durum bizim müdahale etmeye yetkimiz yok” demiş..
23’ten sonra yine İstanbul’a kar yağmamıştı..
Medyanın ve İstanbul Büyük Şehir Belediye’sinin bu kar alarmını bu kadar çok irdelemesinin sebebi, İstanbul’daki trafik sorunu olduğu açıkça ortadadır, ama nedense trafik ile düzenlemelere bu kadar ilgi ve önem verilmemektedir..
Türkiye’de kar yüzünden kapanan yollarla ve buna bir çözüm yolu bulmayan... Neyse devam etmeyeyim!
Birkaç gün önce Topkapı Davutpaşa’da maytap imalathanesinde büyük bir patlama yaşandı. Patlamada çok sayıda insanımız yaşamını kaybetti.. Allah rahmet eylesin, geride kalanlara sabır versin..
Daha sonra yetkililer tarafından yapılan açıklamada, imalathanenin kaçak olduğu bildirildi..
Topkapı gibi bir yerde, hatta sanayi bölgesi olarak bilinen bir çevrede, nasıl faaliyet sürdürdüler anlam veremiyorum!
Hele de yine Kadir beyin yaptığı bir açıklama var akıllara ziyan;
Kadir Topbaş; "İşyeri ruhsatsız, bu tür tehlikeli madde üreten ve izinsiz çalışan işyerlerinin kesinlikle ihbar edilmeli..” Top bize mi geldi, evet evet bize geldi, bizdeymiş suç!
Türkiye’de böyle olaylar olurken, bir yıl içinde trafik kazalarında yaşamını kaybedenleri sayısı 3500 ‘ü geçerken, mecliste yeni trafik yasası hala raflarda beklerken, biz hala çene altından mı bağlansın, toplu iğne ile tutturursun diye türban konuşuyoruz ve bunu konuşanlarında hepsi erkek.. Yok yok, türban değildi o , başörtüsüydü!..
Bunun için oluşturulan komisyonda da tek bir bayan yok, neden bayan diye sorulduğunda, “biz modayı mı tartışıyoruz, ne kadını?” cevabı geliyor..
Kii bununda suçu bizdedir kesin dimi.. Edep yahu!
Off neyse, ben yine sinirlendim..
Gideyim biraz temiz hava alayım..
Allahaısmarladık..
Baş baş..
[ Yazıyı saat öğle 3 gibi yazdım bitirdim, ama yine sorunlar peşimi bırakmadı, anca bu saatte yayınlayabildim. Bu süre zarfında, her haftasonu olduğu gibi yine sularımız kesildi! ]