Uzun zamandan beri yazmıyordum sana sevgili blogum, bugün hatırlayabildin seni kusuruma bakma oldu mu? Hem kusura baksan ne olacak senin sahibin benim, istesem bir tıkla bitiririm seni..
Şaka şaka üzülme oldu mu sevgili blogum 
Neyse bugünün anlam ve önemi gelelim, malumun bugün Kurban Bayramını 1. günü idi (şuanda 2. günü oldu ama neyse
) ve de sen tesadüfe bak Yılbaşı gecesi idi... Ama bana daha çok Yılbaşı değilde, Kurban Bayramını yaşatıyordu..
Arife gününün gecesi erken yatacağıma söz vermiştim kendime, sadece kendime söz verdiğim için bu sözü tutmadım.. kendimi hiç ama hiç umursamayan bir tipim işte.. 
Neyse nerde kalmıştım, (haa erken yatmamakta kalmıştım) ve yatağa girdiğimde sabah erken uyanmama planları yaptığım için benim yatış saatimle uyuma saatim arasında takribi 1,5 saat vardır..
Sabah babamın bana mutfaktan bağırmasıyla uyandım, ''hadi kalk bugün bayram ne yatıp duruyon daha'' valla hala kulaklarımda o bağırtı.. Sonra yataktan cep telefonuma saatine bakmak için uzandım, bi baktım saat daha 08.30, tabi beni bir sinir aldı, oysa ben saati 10.00 gibi sanıyordum..
Sonra hazır kurulu kahvaltı sofrasına oturdum, bende beşkarış surat ( uykumdan aniden uyanınca böyle oluyom, korkmayın benden
) bizimkilere çatıyom, annem anladı tabi ''uykusunu alamamış yine'' tabi bu laftan sonra ben dahada derlendim '' he alamadım, hoşunuzamı gitti..''
Bayram sabahı böyle geçti işte, bizimkiler kurban telaşı içindeydiler, ben ve kardeşim ayrı bölük takırdık işte evin içinde..
Gün içinde birde Bayram ve Yeni Yıl tebrik mesajlarına cevap verdim.. Alın size o tebrik mesajlarından bir kaç örnek;
Benim ömrümde ırmaklar vardır sularında hayallerimi yüzdürdüğüm, benim ömrümde sevdiklerim vardır bayramlar ayrı geçince üzüldüğüm. Bayramınız mübarek olsun! (kafiyeli olması gerekir)
Bayram sabahları, demli bir çay, su böreği, bayram şekerleri, şeker isteyen çocuklar, kurbanlık hayvanların sesleri, bir telaş bir koşturmaca. Köprü hep kalabalık, bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, uzun bayram tatilleri, ev gezmeleri, kısa hal hatır sormalar, el öpenlerin çok olsunlar ve daha bir dolu küçük ayrıntı. Hayatın üzerindeki 'pause' düğmesine dokunun... Kısa bir süre için hayatı durdurun. Mutlu bayramlar... Bugün ellerinizi her zamankinden daha çok açın. Avucunuza melekler gül koysun, yüreğiniz coşsun. Kurban Bayramınız hayırlara vesile olsun. ( bu mesajı ilk yazan kişi bu tür mesajlardan sıkıldığı için bir sitemi var ama demek ki bunu yazan bu işten para kazanıyor, işimdende olmayayım diye bayram mesajını düzeltiyor.. Ne demişler ekmek aslanın ağzında.. )
YENİ YILDA; Hayatı tutabilmek, Sevgiyi kaçırmamak, Keşke dememek için düşlerini ikiyle çarp bu kez... Ve onları gerçekleştirecek zamanı ayır kendine... MUTLU YILLAR!! (matematiksel bir işlem olduğu için pek anlayamıyorum
)
Böyle elden ele dolaşan mesajları nedense hiç sevmiyorum,içten gelmiyor bana.. Ama bu mesajların kıyısını köşesini düzeltip benimde yollamışlığım vardır..
Neyse bu masaj mevzusunu kapatalım, Yeni Yıl akşamı neler yaptığıma gelelim.. Buarada ben Yeni yılda hiç bişey yapmadım ki 
Tüh bütün yıl boyunca böyle olacak tühh tühh.. (acıma efekti yaptım, anladın sen
)
Yeni Yılda evdeydim, özel bir eğlence yoktu, TV karşısında geçirdik işte herzamanki gibi, Avrupa Yakasını seyrettim, onun dışında eğlence programlarına baktım güzel birşey varmı diye, Kürşat Başar'ın konuğu Candan Erçetin'di ona baktım biraz, sonra bu lanet olası teknolojik alete geçtim.. 
Tabi ben TV başındayken geri sayım başladı 3,2,1... 
Tam bu sırada bizim burda havai fişekler patlamaya başladı, bende bir bakayım camdan diyerek odama geçtim, birde ne göreyim karşı apartmandaki oturanlar Yeni Yıla lamba yakıp söndürerek girdiklerini gördüm, ilginç geldi nedense bu bana..
Bütün sene boyunca bunu yapmak için mi beklediler acaba diye düşündüm, değişik bir kutlama anlayışlarının olduğu düşünüyorum.. 
Bence evin babası ile oğlu arasında geçen diyolaglar aşağıdakine benzer tarzda olduğunu düşünmekteyim yada ben çok hayalperesttim 
Baba: Len oğlum bak geri sayım başladı koş koş koş elektirik düğmesine koş, len düşme bie!kaçıracağız şimdi yeni yılı,ne zaman doğru dürüst bir iş yapabildin ki..
Evin oğlu: Baba ayağım senin yere attığın çoraptan takıldı..
Baba: Sus len bak sümsümüğü yersin şimdi..
Evin oğlu: Baba baba ahanda yılbaşı oldu!..
Baba: Söndür yak, söndür yak, söndür yak..
Yeni yıla nasıl girersen öyle gider diye bir geyik varya, bu aile bütün bir sene boyunca evdeki lambalarla sorun yaşacaklar galiba 
Buarada bende yeni yılın ilk saniyelerinde dışarı bakıyordum, bende galiba tüm sene boyunca pencere önünden arılmayacam 
Annaa ben bişey unuttum!..
Çok pardon yaa, sevgili blogum seninle bayramlaşmadık biz henüz, hadi gel öpeyim seni.. 
Bayramınız ve Yeni Yılnız Kutlu Olsun Arkadaşlar..
Beni izlemeye devam edin Hain Kadın geri döndü.. 
Heyyt bieee 
Baş Baş 